Öne Çıkan Yayın

Earth

That's here. That's home. That's us. On it everyone you love, everyone you know, everyone you ever heard of, every human being w...

29 Temmuz 2008

Kent

"Başka diyarlara, başka denizlere giderim, dedin.
Bundan daha iyi bir kent vardır bir yerde nasıl olsa.
Sanki bir hükümle yazgılanmış bir çabam;
ve yüreğim sanki bir ceset gibi gömülmüş oraya.
Daha ne kadar çürüyüp yıkılacak böyle aklım?
Nereye çevirsem gözlerimi, nereye baksam burada
gördüğüm kara yıkıntılarıdır hayatımın yalnızca
yıllar yılı yıktığım ve heder ettiğim hayatımın."
Yeni ülkeler bulamayacaksın, bulamayacaksın yeni denizler.
Hep peşinde, izleyecek durmadan seni kent. Dolaşacaksın
aynı sokaklarda. Ve aynı mahallede yaşlanacaksın
ve burada, bu aynı evde ağaracak aklaşacak saçların.
Hep aynı kente varacaksın. Bir başka kent bekleme sakın,
ne bir gemi var, ne de bir yol sana.
Nasıl heder ettiysen hayatını bu köşecikte,
yıktın onu, işte yok ettin onu tüm yeryüzünde.

- Konstantinos Kavafis
It is easy to suffer for love of a cause or mission;
this only elevates the heart of the person doing the suffering.

BY THE RIVER PIEDRA I SAT DOWN AND WEPT
It's the same with life:
when all superfluous things have been discarded,
we discover simplicity and concentration.
The simpler and more sober the posture, the more beautiful it will be,
even though, at first, it may seem uncomfortable.

THE WITCH OF PORTOBELLO

21 Temmuz 2008

A bad warrior pays no attention to minor problems. And when those problems grow, he feels incapable of solving them.

Chronicle - The Five Laws of Sun Tzu

Paulo Coelho

27 Haziran 2008

Baby shoes for sale, unused.

Ernest Hemingway'den beş kelimelik öykü

İcat Türleri

Shakespeare owned Hamlet because he created him, as none other before or since could. Alexander Graham Bell owned the telephone only because his patent application landed on the examiner's desk a few hours before Gray's. The first kind of creation was sui generis; the second could be re-created in a warehouse outside Seattle.

- from The New Yorker, Annals of Innovation
In the Air - Who says big ideas are rare? by Malcolm Gladwell. May 12, 2008

Öğrenmenin yüzdeleri

İnsanlar bildiklerinin yüzde yirmibeşini öğretmenlerinden, yüzde yirmibeşini kendilerini dinleyerek, yüzde yirmibeşini arkadaşlarından ve yüzde yirmibeşini de zamandan öğrenirler.

Vermek Hakkında

  • It is well to givewhen asked, but it is better to give unasked.
  • And is there anything you would withold? Some day, all that you have shall be given. The trees give that they may live, for to withold is to perish.
  • And what greater merit shall there be than that which lies in the courage and the confidence, nay the cherity, of receiving? You give but little when you give of your possessions. It is when you give of yourself that you truly give.
  • In order to forget the rules, you must know them and respect them.
  • Ifallwordswerejoinedtogether, theywouldn'tmakesense, or,attheveryleast, they'dbeextremelyhardtodecipher. The spaces are crucial.

Teknik Hakkında

"There are two kinds of letters," I explained. "The first is precise but lacks soul. In this case, although the calligrapher may have mastered the technique, he has focused solely on the craft, which is why it hasn't evolved, but become repetitive; he hasn't grown at all, and one day he'll give up the practice of writing, because he feels it is mere routine.

The second kind is done with great technique but with soul as well. For that to happen, the intention of the writer must be in harmony with the world. In this case, the saddest verses cease to be clothed in tragedy and are transformed into simple facts encountered along the way."

- Paulo Coelho from The Witch of Portobello

Konfor Hakkında

Elegance isn't a superficial thing, it's the way mankind has found to honor life and work. That's why, when you feel uncomfortable in that position, you musn't think that it's false or artificial: it's real and true precisely because it's difficult. That position means that both the paper and the brush feel proud of the effort you're making. The paper ceases to be a flat, colorless surface and takes on the depth of the things placed on it. Elegance is the correct posture if the writing is to be perfect. It's the same with life: when all superfluous things have been discarded, we discover simplicity and concentration. The simpler and more sober the posture, the more beautiful it will be, even though, at first, it may seem uncomfortable.

- Paulo Coelho, from The Witch of Portobello

25 Haziran 2008

Bir şiirden alıntı

Two roads diverged in a wood, and I-

I took the one less
Traveled by,

And that has made
all the difference

- Robert Frost

08 Haziran 2008

Su İçin(de) Çığlık

"Geçmiş dönemde Bergama'da bulunan Zeus Tapınağı bugün Berlin Müzesi'nde.
Ne tarihimizin, ne kültürümüzün değerini bildik.
Şimdi antik kentler sular altında kalacak.
O zaman güneş bir daha doğmayacak.
Bilirsin sık sık yazarım:
'Ağacın esen yeli gösterir...'
Tarihine, kültürüne sahip çıkmayan toplumlar ne olur?
Artık ben söylemeyeyim!
Bakın çevrenize. Gidin Kaz Dağları'na, Kaçkarlar'a, Munzur Vadisi'ne, Toroslar'a, neler oluyor göreceksiniz!
Her şey anı defterine yazılır!
Her şey yeniden canlanır!
Tarih ve kültür, hümanizmin en vazgeçilmez değerlerindendir."

- Hikmet Çetinkaya'nın 1 Haziran 2008 tarihli Cumhuriyet Gazetesi'ndeki Politika Günlüğü adlı köşesinden.

İstanbul Romanından Alıntı

"Bir şehrin güzelliği, tarihinin zenginliği ya da esrarı bizim ruhsal acılarımıza niye ilaç olsun? Belki de yaşadığımız şehri, tıpkı ailemiz gibi, başka çaremiz olmadığı için severiz! Ama onun neresini, neden seveceğimizi icat etmemiz gerekir."

- Orhan Pamuk, İstanbul

Portobello Cadısı romanından bir alıntı

"Herkes kusursuz öğretmeni arıyor, ancak öğrettikleri kutsal olsa bile öğretmenlerin hepsi insandır ve bu, insanların kabul etmekte zorlandıkları birşeydir. Öğretmeni dersle, ibadeti coşkuyla, işareti iletenle işaretin kendisini karıştırmayın. Gelenek, bizim yaşamın güçleriyle karşılaşmamızla bağlantılıdır; bunu sağlayan insanlarla değil. Ama biz zayıfız: doğadan bize kılavuzlar göndermesini isteriz ve bize gönderdiği tek şey izlememiz gereken yolun işaretleridir.

Özgürlüğü isteyeceklerine çobanlar arayanlara ne yazık! Üstün olan enerjiyle karşılaşmak herkese açıktır, ama sorumluluğu başkalarına devredenlerden uzak kalmaya devam eder. Bu dünyadaki zamanımız kutsaldır ve her anının değerini bilmeliyiz.

Bunun önemi tamamiyle unutulmuştur: hatta dini bayramlar bile plaja, parka ya da kayak yapmaya gitmek için birer fırsata dönüştürülmüş durumda. Artık ibadet kalmadı. Sıradan eylemler artık kutsal olanı ifade etmeye dönüştürülemez. Yemek yapıyor ama yemeği yaparken içine sevgimizden katacağımıza bunun bir zaman kaybı olduğundan yakınıyoruz. Çalışıyoruz ama doğanın enerjisini yaymak ve zevk almak için yeteneklerimizi kullanacağımıza, bunun ilahi bir lanet olduğuna inanıyoruz."

- Paulo Coelho'nun Portobello Cadısı adlı romanından alıntı.
  • Portekizce aslından İngilizce'ye çeviren: Margeret Jull Costa
  • İngilizce'den Türkçe'ye çeviren: Serdar Yanıkoğlu